Kültür İnsanları Birleştirmez
İnsanlar kültürün insanları birleştirdiğini düşünür.
Bu doğru değildir.
Hatta çoğu zaman tam tersi doğrudur.
Kültür, insanları birleştirmez.
Kültür, insanlara birlikte kavga etme imkânı verir.
Bu söz ilk bakışta tuhaf gelebilir. Çünkü kültür denince aklımıza ortak dil gelir. Ortak tarih gelir. Ortak gelenek gelir. Ortak inanç gelir.
Bunların insanları birleştirmesi gerekmez mi?
Gerekir gibi görünür.
Ama tarih başka şey söyler.
Ortaklık Birlik Değildir
Aynı dili konuşan milletler savaşmıştır. Aynı dine inanan toplumlar savaşmıştır. Aynı mezhebin mensupları savaşmıştır. Aynı hanedanın çocukları savaşmıştır.
Hatta aynı anne-babadan doğan kardeşler bile miras yüzünden mahkemelik olmuştur.
Demek ki ortaklık tek başına birlik üretmiyor.
Çünkü insanları bir arada tutan şey yalnızca benzerlik değildir. Aynı kelimeleri konuşmak, aynı anlamı taşımak değildir. Aynı sofraya oturmak, aynı istikamete yürümek değildir.
Kültür ortaklık sağlar.
Ama birlik garanti etmez.
Kültür Amaç Değil, Araçtır
İnsanlar çoğu zaman kültürü amaç zanneder.
Oysa kültür araçtır.
Bir nehir yatağı gibidir. Suyun hangi yöne akacağını belirlemez. Sadece akabileceği yolu oluşturur.
Kültür bir dil üretir. Fakat o dili ne için kullanacağınızı söylemez.
Aynı kelimelerle dua da edebilirsiniz.
Hakaret de.
Aynı tarihten ilham da çıkarabilirsiniz.
Nefret de.
Aynı geçmişten kardeşlik de doğabilir.
Düşmanlık da.
Bu yüzden kültürü kutsayan toplumlar çoğu zaman hayal kırıklığı yaşar. Sanırlar ki ortak geçmiş insanları otomatik olarak yakınlaştıracaktır.
Yakınlaştırmaz.
Çünkü insanları birleştiren şey geçmiş değildir.
Gelecektir.
Aynı Limandan Çıkmak Yetmez
Bir gemideki insanların birlik içinde olmasının sebebi aynı limandan çıkmaları değildir.
Aynı limana gidiyor olmalarıdır.
İnsanlık da böyledir.
Milletler de.
Aileler de.
Bir aile düşünün. Herkes aynı geçmişi paylaşmış. Aynı evde büyümüş. Aynı sofraya oturmuş.
Ama yıllar sonra birbirine yabancılaşmış.
Neden?
Çünkü ortak hatıralar yetmemiştir.
Ortak istikamet kaybolmuştur.
Bir millet düşünün. Yüzlerce yıllık tarih. Muhteşem zaferler. Ortak kahramanlar. Ortak acılar.
Ama toplum parçalanıyor.
Neden?
Çünkü insanlar aynı geçmişe bakıyorlar ama farklı yarınlar hayal ediyorlar.
Kültür Tercüme Eder, Birlik Kurmaz
Aslında kültürün yaptığı şey insanları doğrudan birleştirmek değildir.
Kültür, insanları birbirine tercüme eder.
Birbirlerini anlayabilecekleri bir zemin oluşturur.
Fakat anlamak ile sevmek aynı şey değildir.
Anlamak ile aynı yöne yürümek de aynı şey değildir.
Bugün dünyanın birçok yerinde kültür savaşları yaşanıyor. Dikkat edin, savaşan tarafların çoğu aynı kültürün çocukları.
Aynı dili konuşuyorlar. Aynı şehirlerde yaşıyorlar. Aynı tarihe sahipler.
Ama birbirlerini düşman görüyorlar.
Çünkü kültür var.
Fakat ortak yön yok.
Önce Yol, Sonra Kültür
Medeniyetler de böyle yükselir.
Önce ortak bir istikamet doğar.
Sonra kültür onun taşıyıcısı olur.
İnsanlar çoğu zaman bunun tersini zanneder. Önce kültürün geldiğini sanırlar.
Oysa önce yürünecek yol gelir.
Sonra o yolun kültürü oluşur.
Bir toplum nereye gideceğini bilmiyorsa, kültürü onu kurtaramaz. Hatta kültür, ortak bir ufuk olmadığında çatışmanın dili haline bile gelebilir.
Geçmişe ait aynı semboller, farklı grupların elinde farklı anlamlara dönüşür.
Aynı kelimeler başka başka kavgaların silahı olur.
Birlik Gelecekten Doğar
Velhasıl…
Kültür insanları birleştirmez.
Kültür, insanlara birbirlerini anlayabilecekleri ortak bir dil verir.
Birlik ise başka bir şeydir.
Birlik, aynı yöne bakabilmektir.
Aynı ufku paylaşabilmektir.
Aynı yarına inanabilmektir.
Çünkü insanları geçmiş bir araya getirmez.
Geçmiş yalnızca tanıştırır.
İnsanları geleceğe dair ortak bir hayal bir araya getirir.
