Liderler Neden Yalnızlaşır?

Zeki Sertan Çelik

Zeki Sertan Çelik

Yazar

Liderler Neden Yalnızlaşır?

İnsan kalabalık içinde yalnız kalabilir.

Hatta en büyük yalnızlıklar çoğu zaman kalabalıkların ortasında yaşanır.

Bu yüzden liderlerin yalnızlığı sıradan insanların yalnızlığına benzemez. Sıradan insan anlaşılmadığı için yalnızlaşır. Lider ise anlaşıldığını zanneden insanların arasında yalnızlaşır.

Çünkü liderin etrafında insan çoktur.

Ama hakikati taşıyan insan azdır.


Güç Görünür, Yük Gizlenir

İnsanlar liderlerin güçlü olduğunu düşünür.

Oysa liderlik, güçten çok yük demektir. Güç görünen kısmıdır. Yük ise görünmeyen.

Bir insanın omzuna ne kadar fazla sorumluluk yüklenirse, etrafındaki insanların sayısı artar. Fakat onu gerçekten anlayan insanların sayısı azalır.

Çünkü insanlar çoğu zaman liderin kararlarını görürler, kararsızlıklarını değil. Sonuçlarını görürler, tereddütlerini değil. Makamını görürler, yükünü değil.

Bu yüzden lider yükseldikçe yalnızlığı da derinleşir.


Makam Büyüdükçe Samimiyet Azalır

Bir insan yükseldikçe etrafındaki samimiyet azalır.

Bunun sebebi her zaman insanların kötü olması değildir. Bu, biraz da insan tabiatıdır.

Makam büyüdükçe insanlar davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Daha dikkatli konuşurlar. Daha fazla onay verirler. Daha az itiraz ederler. Daha çok rol yaparlar.

Sonra lider de rol yapan insanlarla çevrildiğini hisseder.

İşte yalnızlık burada başlar.

Çünkü insanın etrafındaki kalabalık arttığı halde, içinden konuşabildiği insanların sayısı azalıyorsa, o insan aslında yalnızlaşmaktadır.


Liderin En Büyük İhtiyacı

Liderin en büyük ihtiyacı sadakat değildir.

Hakikattir.

Çünkü sadakat çok bulunur. Hakikat az bulunur.

Bir liderin çevresinde onu alkışlayan yüz kişi olabilir. Ama yanlış yaptığında dürüstçe uyaran bir kişi olmayabilir.

İşte çöküşlerin çoğu burada başlar.

Tarih boyunca büyük liderleri yıkan şey çoğu zaman düşmanları olmamıştır. Düşman görmek kolaydır. Tehlikeli olan, dost görünümlü sessizliktir.

Çünkü düşman seni eleştirir.

Sessizlik ise seni yanıltır.


Alkışın Tehlikesi

Bir devlet adamının en zor sınavlarından biri alkışla ilişkisidir.

Alkış güzel bir şeydir. Fakat sürekli alkış duyan insan zamanla kendisini hata yapmaz zannetmeye başlar.

Hata yapmayan insan yoktur. Fakat hata yaptığını duymayan insan çoktur.

Ve onlar tehlikelidir.

Bu yüzden büyük liderler eleştiriden korkmazlar. Tam tersine eleştiri ararlar. Çünkü bilirler ki hakikate ulaşmanın yolu itirazdan geçer.

Sadece övgü duyan insan gelişemez. Sadece alkışlanan kurum güçlenemez. Sadece onaylanan devlet ilerleyemez.


Doğu Toplumlarında Liderlik

Doğu toplumlarında liderlik daha da zor bir meseledir.

Çünkü biz kişilerle bağ kurarız, kurumlarla değil.

Bu yüzden bir lider başarılı olduğunda onu büyütürüz. Hata yaptığında ise bütünüyle yıkmak isteriz. Aradaki dengeyi kurmakta zorlanırız.

Lideri insan olarak görmekte de zorlanırız.

Ya kahraman yaparız.

Ya hain.

Orta yol bize sıkıcı gelir.

Halbuki lider de insandır. Korkar. Tereddüt eder. Yanılır. Bazen doğruyu görür ama yapamaz. Bazen yapmak ister ama şartlar izin vermez. Bazen de gerçekten hata yapar.

Liderliği anlamak için önce insanı anlamak gerekir.

İnsanı anlamadan lider anlaşılmaz.


En Büyük Lider Kimdir?

Peki en büyük lider kimdir?

En çok alkışlanan mı?

En çok seçilen mi?

En güçlü olan mı?

Belki de hayır.

Belki de en büyük lider, yalnızlaşmasına rağmen hakikatten kopmayan kişidir.

Etrafındaki alkışlar arttıkça kendisini küçültebilen. Makamı büyüdükçe muhasebesini büyütebilen. Gücü arttıkça tevazusunu artırabilen kişidir.

Çünkü insanı büyüten şey makam değildir.

Makamın içinde insan kalabilmesidir.


Hakikatten Uzaklaşmak

Liderlerin asıl yalnızlığı insanlardan uzak kalmaları değildir.

Hakikatten uzak kalmalarıdır.

Bir lider, etrafındaki kalabalıklar içinde hakikati duyamaz hale gelmişse, yalnızlığı artık kişisel bir mesele olmaktan çıkar. Kurumları, devleti ve toplumu ilgilendiren bir meseleye dönüşür.

Çünkü hakikatten kopan lider önce kendini kaybeder.

Sonra yönettiği yapıyı.

Ve bir lider için bundan daha büyük bir tehlike yoktur.

Etiketler:Siyaset ve Devlet Tasavvuru