Millet Nedir, Kalabalık Nedir?

Zeki Sertan Çelik

Zeki Sertan Çelik

Yazar

Millet Nedir, Kalabalık Nedir?

Bir meydanda yüz bin kişi toplanabilir.

Bu, onların millet olduğunu göstermez.

Bir stadyumu dolduran insanlar da kalabalıktır. Bir konser alanını dolduran insanlar da. Bir alışveriş merkezini dolduran insanlar da.

Kalabalık olmak kolaydır.

Millet olmak zordur.

Çünkü kalabalığı sayı oluşturur; milleti ise şuur oluşturur. Kalabalık aynı yerde bulunur, millet aynı istikamete bakar. Kalabalık aynı sloganı atabilir, millet aynı kaderi paylaşır. Kalabalık aynı anda heyecanlanabilir, millet aynı anda fedakârlık yapabilir.

İkisi arasında dağlar kadar fark vardır.


Millet Sayı Değil, Şuurdur

Bugün dünyanın birçok yerinde milyonlarca insan yaşıyor. Fakat her nüfus millet değildir. Her devlet de millet devleti değildir.

Çünkü millet dediğimiz şey, nüfus sayımı cetvelinde görünen rakamlardan ibaret değildir.

Millet; ortak hafızadır. Ortak acıdır. Ortak sevinçtir. Ortak gelecek tahayyülüdür.

Daha da önemlisi millet, birbirini tanımayan insanların birbirleri için bedel ödemeye razı olmasıdır.

Bir milletin gerçek gücü yalnızca ordusunda, ekonomisinde ya da nüfusunda değildir. Asıl güç, hiç tanımadığı bir insanın hakkını savunabilen, görmediği bir insanın derdini kendi derdi gibi hissedebilen ve onunla aynı geleceğin yolcusu olduğuna inanabilen fertler yetiştirebilmesindedir.

Orada millet vardır.

Aksi hâlde sadece kalabalık vardır.


Kalabalığın Menfaati, Milletin İdeali Vardır

Kalabalıkların ortak menfaatleri olabilir. Milletlerin ise ortak idealleri vardır.

Kalabalıklar paylaşırken hesap yapar. Milletler paylaşırken aidiyet hisseder. Kalabalıklar zor zamanda dağılır. Milletler zor zamanda ortaya çıkar.

Bu yüzden milletin gerçek fotoğrafı bayram günlerinde değil, felaket günlerinde çekilir.

Depremde, savaşta, kıtlıkta, yoklukta…

Millet varsa ortaya çıkar. Yoksa herkes yalnızca kendi canını kurtarmaya çalışır.

Bir toplumun millet olup olmadığı, en çok zor zamanlarda anlaşılır. Çünkü refah günlerinde birlik görüntüsü vermek kolaydır. Asıl mesele, bedel ödenmesi gereken zamanda birlikte kalabilmektir.


Modern Dünyanın Kalabalık Yalnızlığı

Modern dünyanın en büyük krizlerinden biri budur:

İnsanlar her zamankinden daha kalabalıklar ama her zamankinden daha yalnızlar.

Şehirler büyüyor, nüfus artıyor, iletişim imkânları çoğalıyor. Fakat millet hissi zayıflıyor.

Çünkü millet sadece birlikte yaşamaktan doğmaz. Birlikte anlam taşımaktan doğar.

Bugün birçok toplumun yaşadığı problem tam da budur. Bir arada yaşıyorlar ama birlikte yaşamıyorlar. Aynı ülkeye bakıyorlar ama aynı geleceği görmüyorlar. Aynı bayrağın altında duruyorlar ama aynı hikâyeye inanmıyorlar.

Bu yüzden kalabalıklar büyürken milletler küçülüyor.


Millet Nasıl Doğar?

Peki millet nasıl doğar?

Kan bağıyla mı?

Hayır.

Din bağıyla mı?

Yeterli değil.

Dil bağıyla mı?

Tek başına değil.

Millet, ortak kader şuuru ile doğar. Birlikte yürümeyi kabul eden insanların meydana getirdiği manevi bir varlıktır.

Bu nedenle milletler sadece kurulmaz. İnşa edilir. Korunur. Beslenir. Ve ihmal edilirse çözülür.

Bir toplumu ayakta tutan şey sadece ekonomi değildir. Sadece hukuk da değildir. Sadece güvenlik hiç değildir.

Bir toplumu millet yapan asıl şey, insanların birbirlerini kendi varlıklarının devamı olarak görebilmeleridir.


Kalabalıktan Millete

Millet şuurunu kaybeden toplumlar kalabalığa dönüşür. Kalabalıklaşan toplumlar ise zamanla pazara dönüşür.

Pazarlaşan toplumlarda herkesin bir fiyatı vardır.

Milletlerde ise bazı şeylerin fiyatı yoktur.

İşte millet ile kalabalık arasındaki en büyük fark budur.

Kalabalık birlikte bulunur.

Millet birlikte anlam taşır.

Etiketler:Siyaset ve Devlet Tasavvuru